25 Ocak 2013 Cuma

Andreas Granqvist

Malum, Ujfalusi'nin sakatlığı ve Cris'in Lyon'da yeteneklerini bırakıp sadece fiziğiyle buraya gelmesi, stoper bölgesinde alternatifsizliğe neden oldu Galatasaray'da. Gökhan Zan'ı saymazsak(sadece ben değil, futbol da onu yok sayıyor.), elde sadece Semih, Dany ve sezon sonu sözleşmesi sona erecek sakat bir Ujfalusi var. Aslında, bir şekilde idare edilebilir görünüyor kağıt üzerinde. Ancak, Dany'nin bana göre kötü bir performans sergilemesi, takımı stoper transferi arayışına itti. Dany, gereksiz risk alması ve sürekli adamını kaçırması( 3-1 kaybedilen Karabükspor maçında yenilen 3. gol, onun hatalarından sadece biri.) ile, bana güven vermekten ziyade beni sürekli dehşete sürüklüyor. Semih'in ekstra iyi performansı olmasa, muhtemelen önemli maçlarda birkaç kötü gol daha yenilebilirdi.

İşte bu noktada, son 1-2 gündür adı Galatasaray'la anılan Andreas Granqvist devreye girerse, defans bölgesindeki sorun için harika bir yama olur. 1985 doğumlu ve 1.92'lik İsveçli stoper, şu sıralarda kariyerini Genoa'da sürdürüyor. Hatta kendisi, Serie A gibi, stoperlerin Spartalı gibi davrandığı bir ligde, ilk devre itibariyle 29 maça çıkacak kadar sert bir savunma oyuncusu. 


1.92'lik boyunu, geniş bir vücutla süsleyen dev stoper, kafa toplarında fazlasıyla iyi. Genoa'dan önceki kulübü olan Groningen'de üç senede 21 gol gibi, bir stoper için fazla iyi bir gol yüzdesine ulaşmıştı. Bu konuda da Galatasaray'a yardımı büyük olacaktır. Zira, takımda şu anda stoper pozisyonunda oynayan herhangi bir oyuncu, skor katkısı veremiyor pek. Duran toplarda ciddi bir tehlike olabilir Granqvist. 

Defansta, özellikle hava toplarında gösterdiği sertlik ile de biliniyor. Ama bu sırf boyunun uzun olmasından kaynaklı bir durum değil. Özel bir hakimiyeti var yukarıdan gelen toplarda. Bizim ligde uzun topların bol olduğunu düşünürsek, bu konuda da ilaç olacaktır kendisi. Semih de, Dany de hava toplarında üst düzey performans gösterebilen oyuncular değil. 

İşin teknik kısmında ise, biraz sorun yaşanabilir haliyle. Bu boy ve bu fizik varsa, tahmin edeceğiniz gibi vasatın altında bir tekniğe sahip Granqvist. Topla fazla haşır neşir olmayı sevmiyor. Kendisinin farkında olduğu, tandemde gereksiz risklere girmemesinden belli oluyor. Eğer ki gelirse, topu daha çok Semih'e bırakacaktır. Kesin Semih olarak konuşuyorum, çünkü gerek yabancı sınırı gerekse Dany'nin formsuzluğu, Semih-Granqvist ikilisini gerekli kılıyor.

Sakatlık konusunda da, transferi halinde Galatasaray'ın başını pek ağrıtmayacaktır Andreas. Görünen ve kayda değer tek sakatlığı, 2012 Mart ayında dizindeki bir yaralanma. Galatasaray görüşmeleri KAP'a bildirdiği takdirde, bizim gazetelerde 'taş gibi stoper', 'revir nedir bilmiyor' gibi başlıklar göreceğiz mutlaka.

Daha önce Premier Lig ve az önce de belirttiğim gibi Serie A tecrübeleri var. 2007-2008'de Wigan'da forma giymişti İsveçli. Eğer ki sezon ortasında menajer değişmeseydi takımda, muhtemelen bir süre daha kalacaktı İngiltere'de. Daha sonra transfer olduğu Groningen'deyken, 2010-2011 sezonu öncesi yine Galatasaray'ın ciddi olarak ilgilendiği konuşuluyordu. Ama, 2 milyon euro karşılığında Genoa'ya transfer olmuştu o sene Granqvist. Şu an ise, gösterdiği başarılı performansla beraber fiyatı 6 milyon euro'ya kadar çıktı. Biraz geç kalınmış olsa da, eğer alınırsa, defans için çok iyi bir çözüm olacaktır. Net olarak üç-dört sene gerekli verim alınacaktır, eğer gelirse..