6 Mart 2012 Salı

Tarlada Galibiyet..

Binbir zorlukla geldiği Sivasspor deplasmanında Galatasaray, ummadığı kadar rahat bir galibiyetle İstanbul'a döndü. Sivasspor kötü mü oynadı? Hayır. Ancak 'istemek' ve 'takım oyunu' bu işin kilit noktasıydı.
Sivas ve genel olarak İç Anadolu Bölgesi'nin iklimini bilmeyen yoktur. Özellikle kış aylarında ne kadar sert bir iklim olduğu ortadayken, Sivasspor yönetiminin stad zemini için herhangi bir çaba göstermemesi  enteresandı. Günlerdir alttan ısıtma sistemi açıkmış. Ama sadece ısıtma sisteminin açık olması, zeminin harika olacağı anlamına gelmiyor. Tarla gibi bir zemin mevcuttu Sivas 4 Eylül Stadı'nda.. Ben ilkokul üçüncü sınıftayken okulun yanında tarla gibi bir yer vardı, biz de futbolumuzu orada oynardık. O tarla gibi yerle 4 Eylül zemininin herhangi bir farkı yoktu. Galatasaray kafilesinin bulunduğu uçak da inemedi Sivas'a. Kayseri'ye indiler ve otobüs aktarmalı olarak geldiler. Maç öncesi herhangi bir olumlu not yoktu görüldüğü gibi.
Maçın başlamasıyla beraber, Sivasspor da fütursuzca saldırmaya başladı. Kanatlardan etkili olmayan çalışan Yiğidolar, iyi ekmek yedi kanat ataklarından. Özellikle Erman Kılıç'ın soldan ceza sahasına girip yarattığı tehlikeler ön plandaydı. Galatasaray ise ilk 15 dakika Sivasspor ceza sahasına bile girememişti. Bu durumlarda, büyük takımlarda ekstra katkı verecek oyuncular olabilir. Bu sefer ki isim de Necati Ateş'ti. Yaklaşık 30 metreden harika bir aşırtma vuruşla takımını öne geçirdi tecrübeli golcü. Sivasspor'un iyi oynadığı bir anda böyle bir golün gelmesi direnç kırıcı oldu. O dakikaya kadar tempolu giden oyun, yerini sıkıcı bir futbola bıraktı devre sonuna kadar. Devre sonunda Eneramo'nun müsait durumda topu dışarı vurması, kırılma anıydı.
İkinci yarıya yine etkili başlayan taraf Sivasspor'du. Bu sefer de Grosicki özelinde gelişen ataklarla etkili oldular. Muslera'nın kurtarışlarıyla bu atakları defetti Galatasaray. Ancak bu etkili olduğu dakikalarda, Necati'ye bir pozisyon fırsatı tanıdı Sivasspor. Senecky'nin kurtarışı olası bir kazayı engelledi. Akabinde, Selçuk'un kullandığı kornerde Ujfalusi'nin zayıf vuruşu, kaleye tıngır mıngır gitmesine rağmen kale çizgisini geçti. Bu garip golle rahatladı Galatasaray. 2-0'dan sonra Grosicki önderliğinde ataklar yapmaya devam etti  Sivasspor ancak etkili olamadı. 2-0'ı koruma politikası içinde Galatasaray, kontrataklarla gol arıyordu. Necati'nin pasıyla Aydın'ın attığı golle de 3-0'ı yakaladılar. Ardından son dakikada Selçuk'un ara pasıyla Necati skoru 4-0'a getirdi. Böylece Galatasaray, zorlukla geldiği bu önemli deplasmandan rahat bir galibiyetle İstanbul'a dönmüş oldu.
Galatasaray'ın böylesine kolay bir galibiyet alacağını kimse beklemiyordu. Sivasspor da kötü bir oyun oynamadı. Aksine iyi oynadılar ve maksimum derecede pozisyon yarattılar. Ancak burada Muslera faktörü öne çıktı. Yaptığı kurtarışlarla defansını ayakta tuttu Uruguaylı kaleci. Sivasspor mutlak gol pozisyonu olarak,  biri 3-0'dan sonra olmak üzere iki pozisyon yakaladı. Ancak Erman ve Grosicki'nin çaprazdan getirdiği toplara karşı sağlam müdahaleler yaptı Muslera. Necati'den sonra Galatasaray'ın en iyisi diyebiliriz. Ujfalusi'yi de iyi oynayanlar kürsüsüne çıkarabiliriz. Ayrıca 2006'dan sonra ilk defa gol attı Çek oyuncu..  Elmander belki hücumlarda istenilen etkiyi yaratmadı. Ancak çok koştu ve çok çalıştı İsveçli oyuncu.
Galatasaray geneline baktığımızda, takım 14 deplasman maçının sekizinde gol yemedi. Ayrıca son beş maçtır kazanan Galatasaray, son üç maçta da 10 gol attı.
Sivasspor ise uzun bir aradan sonra evinde kaybetti. Skorer bir takım Sivasspor, ancak attıkları 50 golün yanında 48 gol yediler. 29 maçta 48 gol yemek, yememekten daha zor.  Rıza Çalımbay'ın oynattığı hücum futbolu gayet keyifli bizler için. Ancak defansif yönü de biraz düşünmeleri lazım.
Maçın Adamı: Necati Ateş
Maçın kırılma anı : Eneramo'nun kaçırdığı pozisyon

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder